Kiralar Düştü mü?
15 Büyük İlin Yıldızı Parlayacak Bölgeleri
Çayyolu (Gayrimenkul Grup)
Gayrimenkulde "Mortgage Dönemi"
Sektörde Neler Oluyor?
 

Bizden Söylemesi, Elinizi Çabuk Tutun!

1994 yılından bu yana sektörün içindeyiz. Durgun piyasaları bile aradığımız dönemleri de gördük, parası hazır müşterilerimize ev bulamadığımız yok satan dönemleri de. En dibi tarayan grafiklere de, rekordan rekora koşan cumhuriyet tarihinin en yüksek tapu satışlarının yapıldığına da şahit olduk.  

Evet, 2003 yılında başlayan yükseliş trendi 2006 yılında zirve yapmış, 2007’de durağan bir dönem yaşamış ve 2008’de ortaya çıkan küresel krizle beraber yönünü aşağıya dönmüş hatta 2009’da maliyetlerin bile altına inmişti.  

Ancak 2010 yılının ilk yarısından itibaren piyasa öncelikle geldiği noktayı hazmetmeye başladı ve yer yer yukarıya doğru bir kasılma refleksi bile ortaya çıkmaya başladı. Piyasanın hâlihazırdaki rakamları 2006 yılının Nisan-Mayıs döneminin fiyatlarına aşağı yukarı eşdeğer durumdadır.  

2006 yılının Haziran ayında başlayan durgunluğun temel nedeni sadece piyasaların doygunluğa ulaşması öngörüsünden ibaret değildir. Piyasalar doygunluk kararını bir ay içinde veremez daha uzunca bir süreç gereklidir. Bu dönemdeki üç önemli gelişme de piyasaları son derece olumsuz manada sarsmıştır. Bunlardan birisi küresel bir sebep; Mayıs-Haziran aylarında Amerikan Doları dünya piyasalarında ve dolayısıyla ülkemizde önemli ölçüde yükselmiştir. İkinci sebep 27 Nisan Muhtırası sonrasında hükümetin 2007 Temmuz ayında seçim kararı almasıdır. Üçüncü sebep ise konut kredilerinde oluşacak yüksek talebi öngöremeyen bankaların kur artışını ve siyasi ortamı da dikkate alarak, kredi alımını zorlaştırmak ve faiz oranlarını bir miktar artırmak yerine bir iki gecede %1’lerden neredeyse iki katına yükseltmeleridir. Aslında yanlış yaptıklarını piyasalara aniden çöken durgunluk esnasında anlamışlardır ancak artık geriye dönüş mümkün olmayacaktır.  

2007 Temmuz genel seçimleri sonrasında özellikle sonbahar aylarında kıpırdanmaya çalışan sektör Mart 2008’de AK Parti’ye açılan kapatma davası ile tabir yerindeyse stop etmiştir. Sonraları Temmuz 2008’de kapatma davası sonuçlanmış ve bunca badireden sonra ağır ağır da olsa hareketlenmesi beklenen sektörel piyasalar, bu kez de Eylül 2008’de, teğet geçip geçmediğini hala tartışa geldiğimiz küresel krizle burun buruna gelmiştir.  

Yaklaşık 4 yıl süren bu olumsuz gelişmelere, TOKİ’nin olur olmaz bölgelerde, doğru fizibilite çalışmaları ve analizleri yapmadan diktiği, bankalardan daha uygun ödeme şartlarını da oluşturduğu, etiketi 1.sınıf, içeriği 3.sınıf konut projelerini de eklersek topyekûn tükenmesi gereken sektörün hala kıpırdamaya çalışması da tez konusu olacak bir durumdur.  

“Doğru fizibilite çalışmaları ve analizleri yapmadan” dedik zira örnek olarak Eskişehir Yolu Yurtçu’da yaptığı Turkuaz Vadisi projesi, bölgedeki arz-talep dengesini alt üst etmiş,  bölgedeki yüzlerce iflasın besleyicisi olmuştur. Bununla beraber bu projede konut alanların en az yarısı yatırım, hatta rant amaçlı konut edinmiş olup şimdilerde ise birçoğu Ziraat Bankası’nca 3 ila 6 ay aralığında geri ödenen nominal bedele bile razı olur hale gelmiş ve konutlarını iade etmişler veya maliyetinin altına rakamlara satmaya çalışmaktadırlar. Düşünebiliyor musunuz Turkuaz Vadisi’nde, 3+1 ve 135m2 konutların kira bedelleri 250-TL’ye kadar düşmüştür ve herkes Çankaya Üniversitesi’nin, projenin karşına yapmakta olduğu yeni kampüsü beklemektedir.  

Aylık kira bedeli 250-TL olan bir konutun gerçek değeri Ankara ve bölge şartlarında ne kadar olmalı diye düşünürsek; normal şartlarda 75.000-TL civarında seyretmesi normal karşılanabilir. Zira günümüzde Ankara’da ortalama olarak bir konutun piyasa değerinin, 20 ila 30 yıllık kira bedeline karşılık gelmesi normaldir. Oysa Turkuaz Vadisi’nde aylık 250-TL kira getirisi olan bir daire ikinci elde 120.000-TL ila 135.000-TL aralığındadır. Yani ortalama 40–45 yıllık bir yatırım maliyetinden bahsediyoruz. Tek kelimeyle fahiş diyebiliriz ya da buradan ev alanların korkunç zarar ettiklerini söyleyebiliriz. Bazılarınız haklı olarak vade uzunluğu ve ödeme kolaylığını düşünebilir ancak benzer vadeler bankalarca da tüm semtler ve projeler için verilmektedir. Bugün için Ankara’nın hangi semtinden olursa olsun 120.000-TL ila 135.000-TL aralığında alınan bir konut rahatlıkla 450–550-TL aralığında bir kira getirir. Rakamlardan da anlayacağınız kadarıyla ortada bir terslik var. Uzun vadeli yatırım yapıldığını ve beklenmesi gerektiğini düşünenlere ise beklemelerini tavsiye etmekten başka söyleyecek bir şeyimiz yok zaten.  

Bölgede ayrıca iki proje daha yapıldı TOKİ tarafından. Bunlardan ilki Prestij Konutları ki ilk satış fiyatlarına ve bugün telaffuz edilen ve satılan fiyatlara baktığınızda ortadaki rantı anlamanız hiç zor olmayacaktır. Bilmeyenler için bir iki ipucu verelim; 2006 yılının yaz ve sonbahar döneminde yaklaşık 100.000-TL ila 150.000-TL aralığında satılan konutların bugünkü fiyatları 250.000-TL ila 350.000-TL aralığında seyretmektedir ve bu konutların neredeyse tamamı kamunun üst düzey çalışanları ile hukukçularımıza satılmıştır.  

İkinci proje ise Temelli’de üretilmiş olup burada satır doldurmaya bile gerek duymuyoruz, bir Pazar günü hava almaya gidin ve sefaleti görün.  

Biliyoruz konuyu biraz dağıttık ama gayrimenkul sektörünün çalışanları olarak TOKİ’nin yapmaya çalıştığı bir kısım işlerin sektöre ne büyük zararlar verdiğini bizzat gördüğümüz için yazmadan geçemezdik. Bu arada şunu da belirtmeliyiz ki özellikle dar gelirlilere, şehit ailelerine, dul ve yetimlere ve diğer ihtiyaç sahiplerine yönelik olarak ürettiği projeleri ve çalışmaları da gerçek bir sosyal devlet anlayışı doğrultusunda sonuna kadar destekliyoruz. Ancak bize göre 150m2, 200m2 kullanım alanlı, 3 veya 4 odalı lüks daire veya lüks villa yapmak devletin işi olmamalıdır.  

Sadede gelelim; 2010 yılının Nisan ayından bu yana piyasalarda küçük de olsa bir kıpırdanma başlamıştır ve bu hareketlenme Nisan ve Mayıs aylarından bu yana nisbi olarak artmaktadır. Bunu piyasanın içindekiler olarak da resmi tapu satış rakamlarına bakarak da anlamaktayız.  

Ancak bu yıl Ramazan ayı ve öncesinde tatilcilerin Ankara’yı terk etmeleri gibi iki önemli etkenle, piyasalar Eylül ortalarına kadar ağırlaşacaktır. Ancak bizim kanaatimizce bu dönem uygun gayrimenkul edinmek isteyenler açısından kapmayanın son aylarıdır. Zira Ekim ayı ile birlikte, henüz hissedilemeyen (bizce hissedilmektedir) ve uzunca bir zamandır durgunluktan çıkamayan piyasa yukarıya doğru yönelecektir. Burada önemli bir atlama eşiği de 12 Eylül’de yapılacak olan referandumdur. Eğer referandumdan “Evet” sonucu çıkarsa piyasalar bunu pozitif olarak algılayacak ve gayrimenkulde alım yönlü hareket başlayacaktır. Bununla da kalmayıp fiyatlarda da gözle görülür artışlar olması kaçınılmaz olup oluşacak bu hareketlilik ise 2011 genel seçimlerine 1–2 ay kalana kadar sürecektir.  

Arsa ya da konut mu alacaksınız?  
Bizden söylemesi, gerek arsa ve konuttaki fiyatlar gerekse konut kredilerindeki bugüne kadar görülmüş cazip oranları dikkate alın. Konut kredi faizlerinin daha cazip oranlara gerileyeceğini düşünmüyoruz, bir miktar daha gerilese bile bu kayda değer bir oran olmayacaktır. Aksine küçük çaplı artış bile beklediğimizi söylememiz gerek. Bankalar bundan sonra faiz oranlarından çok yan kampanyalarla cazibe yaratmaya çalışacaklardır.  

Yukarıda yazdıklarımızdan, konuta yüksek beklentilerle yatırım yapmalı sonucu çıkmamalıdır. Konut stoku açısından bakıldığında önümüzdeki birkaç yıl konut fiyatları çok yüksek oranlarda yükselmeyecek gibi duruyor. Ancak 3–4 yıldır kaybettiğinin bir kısmını da geri alır diye düşünüyoruz. Bu bağlamda yatırımcılar için değilse bile özellikle ihtiyaç sahipleri açısından son derece uygun bir dönemdeyiz. Bu cümle size klişe gelebilir zira son 3–4 yıldır çok fazla kullanıldı. Ancak bu kez farklı olacağını düşünüyoruz zira bizce arsa ve inşaat maliyetleri ile piyasaların seyri dikkate alındığında fiyatlar da, kredi oranları da daha aşağıya gitmeyecektir.  

Bir diğer konu ise arsa fiyatları ki; özellikle merkezi noktalarda, merkeze yakın lokasyonlarda ve gelişmekte olan bölgelerdeki arsa fiyatlarında konuta oranla daha yüksek bir artış olacağı konusunda pek de şüphemiz yok.  

Umarız keyif alarak okumuşsunuzdur.  

Saygılarımızla,  
Gayrimenkul Group Çalışanları

 

Başa Dön   

Bankalar Kira Yarışında
Elektriğini Çatıda Üretene Ömür Boyu Aylık Gelir Planı
Emlakta "Moralinizi" Bozanlara Fırsat Vermeyin
Ev alacaklar dikkat! Eviniz risk altında olabilir!
Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun
Gayrimenkul Sektöründe Fiyatlar ve Riskler
Gayrimenkulde 2009
Kayıp Arazi ve Kadastro Meseleleri
Kiralık Konutlarda Hukuki Durumlar
Konutta Kdv İndirimi, İnşaatçıyı Memnun Etmedi...
Mortgage Kredisi Veren Freddie Mac Zarar Etti
Yabancıya Mülk Satışı Başladı
Arazi Alınırken Dikkat Edilecek Hususlar
Arazi Alırken Dikat Edin!
Bankalarla Sıkı Pazarlık Yapın!
Devremülk Alırken Dikkat Edilecekler
Emlak Satarken Dikkat Edilecekler Hususlar
Gayrimenkul Terimler Sözlüğü
Ev Kiralamanın Püf Noktaları
Evinizin Satış Değerini Arttırma Yolları
Faizler Düştü, Piyasalar Canlanmaya Başladı
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığında Dikkat Edilecekler
İnşaat Öncesi Yapılması Gereken İşlemler
Kira Vergisinden Muaf Olmanın Yolları
Kiracı veya Ev Sahibi İseniz Bilmeniz Gerekenler
Konut Alırken Kat Mülkiyetine Dikkat Edin
Konut Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Konut Fiyatlarında Artış Sinyali
Kooperatif Ortakları İçin Önemli Bilgiler
Kriz Lüks Konut Satışlarını Etkilemedi
Maliye Kiracı Avında
Mantolama ile Bina Başına 24 Bin Tl Tasarruf...
Mega Projeler Kriz Dinlemiyor
Ucuza Ev Kiralama Tüyoları
Türkiye AVM'lerle doldu taştı!
Gayrimenkul İniyor Mu, Çıkıyor Mu?
Gayrimenkul Piyasası
Gayrimenkul'deki Balon Ekonomisi
Türkler'in Konut Tipi Belli Oldu
Süper Bir Ankara Analizi
Gayrimenkul Piyasasında sert Rüzgarlar