|
GAYRİMENKULDE 2009
Gayrimenkul
sektörü Türkiyede ve dünyada yeni bir gelişme
dönemine giriyor. Globalleşmenin giderek yoğunluk
kazanması nedeniyle, yabancı yatırımlar gayrimenkul
üzerinde de yoğunlaşırken, taşınmazların alım
satımı, kredilendirilmesi ve güvence altına alınması
uluslararası kurallar içinde yapılabilir hale
geliyor. Gayrimenkul değerlemesi, denetimi, tapu
garantisi, kredi derecelemesi ve şahıslara kredi
notu gibi uygulamalar, bu gelişmelere paralel
olarak, ülkemizde de gündeme yerleşiyor.
ABD`li
yatırım bankası Lehman Brothers`ın iflası ve Merrill
Lynch ile sigortacılık devi AIG`nin zor duruma
düşmesiyle derinleşen finansal piyasalardaki krizin,
fiyatların çok aşağıda olması nedeniyle gayrimenkul
sektörüne yatırımları artırması bekleniyor.
Uluslararası
danışmanlık firmalarının analistleri, dünya
ölçeğinde neredeyse bütün varlık değerlerinin
gerilediğini belirtirken, mali sektördeki varlık
değerlerinin azalmasıyla gayrimenkul sektörüne daha
çok yatırım gideceğinin ve yatırımcıların orta
vadedeki kayıplarını bu şekilde koruyabileceklerinin
altını çiziyor.
Konuya
ilişkin sorularını yanıtlayan İzmir Ticaret
Odası(İZTO) Aracılık Hizmetleri Grubu Komite Başkanı
Aygün Cevizci, piyasalarda bu dönemde yaşanan
gelişmelerin sadece Türkiye`nin değil, dünyanın
problemi olduğunu belirterek, şunları söyledi:
``Ancak
tabii Türkiye`de siyasi istikrarsızlığın getirdiği
dalgalanmayla biraz daha arttı. Türkiye bu sınavı
biraz daha zor geçecek, çünkü hazırlıklı değiliz.
İç, dış borçlar, cari açık oldukça ciddi bir
problem. Böyle bir durumda bütün sektörler durma
aşamasına geldi.
Gayrimenkul sektörü tamamen sekteye uğramış durumda.
Mortgage krizi döneminde ve faizlerin yükselmesiyle
başlayan süreç şu anda hızlanarak yol alıyor. Eski
ABD Merkez Bankası Başkanının yaptığı açıklamalar
malum, şu an bu krizin daha ortalarına bile
gelinmediği, çok daha hızlı bir şekilde süreceği
yönünde. Bu da Türkiye`de önümüzdeki günlerin daha
sıkıntılı geçeceğinin habercisi.``
``YATIRIMCI
YA STOK MALA YA DA GAYRİMENKULE YÖNELECEK`
Krizin etkisiyle Türkiye`deki hemen hemen bütün
varlık değerlerinin gerilediğini hatırlatan Cevizci,
şöyle devam etti:
``Türkiye`deki
yatırımcının tercih edeceği en akıllıca yatırım,
tamamıyla gayrimenkul üzerine olmalı. Borsanın neler
yaşadığını gördük. Amerika krizin daha ortalarıysa,
önümüzdeki günlerde dünya devi bankaların göçmeleri,
bizleri daha nasıl etkileyeceği belirsiz. Borsa şu
anda bir yatırım araca olmaktan çıkıyor gibi bir
durum var. Şu anda en düşük kağıdı bile alsanız
bunun daha da düşeceğini düşünen yatırımcı buraya
para yatırmaz.``
Aygün
Cevizci, dövizdeki yükselişin paranın kendini
korumasından başka bir işe yarayamayabileceğine
dikkat çekerek, ``Döviz bugün yükselir, yarın düşer.
Şu anda nakitte kalmak istemeyen yatırımcı ya çok
ciddi pazarlıklarla stok mala ya da gayrimenkulde
ileriye yönelik, birkaç yıllık değil 5-10 yıllık
yatırımlara yönelecektir`` diye konuştu.
``2009`DA
GAYRİMENKUL HAREKETLENECEK``
İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut
Güleroğlu ise, Türkiye`deki gayrimenkul sektörünün 2
yıldan bu yana yerinde saydığını hatırlatarak,
``Sektörün 2008`in sonları, 2009 başları gibi
hareketleneceğini düşünüyorduk, son gelişmeler bu
beklentimizi güçlendiriyor`` dedi.
Gayrimenkulün
orta ve uzun vadede çok iyi gelir getiren bir
yatırım enstrümanı olduğunun altını çizen Güleroğlu,
``Bu sektöre yatırım yapacak kişiler baştan
avantajlı konumdalar. Daha önceki borsadan veye
diğer yatırım araçlarından elde ettikleri gelirleri
şu anda çok düşük değerlerden gayrimenkul alarak
değerlendirebilirler`` diye konuştu.
Mesut
Güleroğlu, gayrimenkul piyasasında hiçbir zaman
değer kaybı olmadığını, karlılıkta mutlaka yukarı
doğru hareket yaşandığına dikkat çekerek şöyle devam
etti:
``2005 ve 2006 yıllarında faizlerin düşmesi herkesi
konut başta olmak üzere gayrimenkule yöneltti. Arzın
talebi karşılayamaması nedeniyle fiyatlar köpük gibi
şişti. Yüksek fiyatlardan alan kişiler bir miktar
zarar etmiş olsalar da, zararları bu sene için
geçerli. 2009 başlarında gayrimenkule tekrar talep
geldiğinde bu trend yukarıya doğru çıkacaktır.``
Reel
faiz oranlarının yüksek seviyede bulunmasının
sektörü ne yönde etkileyeceği sorusuna Güleroğlu,
``Ne kadar yüksek olursa olsun gayrimenkulün
getirdiği rakamı hiçbir zaman karşılamaz. Kısa
vadede belki insanları aldatan bir pozisyon
gözükebilir. Ama uzun vadede, yani 2-3 yıl içinde
gayrimenkulün getirdiği parayı faizler karşılamaz.
Gayrimenkul hakikaten kazançlı bir yatırım olur``
karşılığını verdi.
Güleroğlu,
dövizdeki yükselin hatırlatılması üzerine de şu
yorumu yaptı:
``Döviz
çok ciddi risk taşıyan bir durum. Yarın dövizin ne
durumda olacağını bilemediğimiz bir pozisyon.
2003-2004 yıllarında 1,65-1,75 YTL`den dolar alan
kişilerin 1,20 YTL`ye kadar düşen dolarda hala
elinde döviz tutmasından kaynaklanan bir sıkıntı
var. Vatandaşımız her 1 dolarda 0,40 YTL zarar etti.
Gayrimenkul yatay seyretse de hiçbir zaman bu kadar
zarara düşmedi. Dövizin ani yükselmesi, kişileri
biraz daha cesaretlendirip dövizden çıkmasına neden
olacaktır. Gayrimenkul piyasası, fiyatların çok
aşağıda olması nedeniyle insanları bu yöne
çekecektir. |