YAPI
DENETİMİ HAKKINDAKİ KANUN
29.06.2001 tarihinde kabul edilen Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini
teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun
kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı
denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Bu Kanun; 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı maddesinde belirtilen kamuya ait
yapı ve tesisler ile 27 nci maddesinde belirtilen ruhsata tâbi olmayan yapılar
hariç, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde
yapılacak yapıların denetimini kapsar
Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile
çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı
denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim
kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi
hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı
müteahhidini vekil tayin edemez.
Bu Kanunun uygulanmasına pilot iller olarak; Adana, Ankara, Antalya, Aydın,
Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Hatay,
İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova illeri secilmiştir.
Yapı denetim kuruluşları aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle
yükümlüdür:
a) Proje müelliflerince hazırlanan, yapının inşa edileceği arsa veya arazinin
zemin ve temel raporları ile uygulama projelerini ilgili mevzuata göre
incelemek, proje müelliflerince hazırlanarak doğrudan kendilerine teslim edilen
uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek, ilgili idareler dışında başka
bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulmadan, ilgili idareye
uygunluk görüşünü bildirmek.
b) Yapı denetimini üstlendiğine dair ilgili idareye taahhütname vermek, yapı
ruhsatının ilgili bölümünü imzalamak, bu yapıya ilişkin bilgileri yapı ruhsatı
düzenleme tarihinden itibaren yedi gün içinde Bakanlığa bildirmek.
c) Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek.
d) Yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve
standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek,
malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak.
e) Yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir nüshasını ilgili idareye
vermek, denetimleri sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın teknik
şartname ve standartlara aykırı olduklarını belirledikleri takdirde, durumu bir
rapor ile ilgili idareye ve il sanayi ve/veya ticaret müdürlüklerine bildirmek.
f) İş yerinde, iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda gerekli tedbirlerin
alınması için yapı müteahhidini yazılı olarak uyarmak, uyarıya uyulmadığı
takdirde durumu ilgili bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek.
g) Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü
içinde ilgili idareye bildirmek.
h) Yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak kısmen veya tamamen
bitirildiğine dair ilgili idareye rapor vermek.
ı) Zemin, malzeme ve imalata ilişkin deneyleri, şartname ve standartlara uygun
olarak laboratuarlarda yaptırmak.
Bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca
öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir.
Yapı denetim kuruluşları,
denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuar görevlileri ve yapı
müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık
kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya
çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları
oranında sorumludurlar. Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı
tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı on beş yıl, taşıyıcı
olmayan diğer kısımlarda ise iki yıldır.
Yapıda, yapı kullanma izni alındıktan sonra, ilgili idareden izin alınmadan
yapılacak esaslı tadilattan doğacak yapı hasarından, izinsiz tadilat yapan
sorumludur. Yapı denetim kuruluşu; yazılı ihtarına rağmen yapı sahibi
tarafından önlemi alınmayan, parsel dışında meydana gelen ve yapıda hasar
oluşturan yer kayması, çığ düşmesi, kaya düşmesi ve sel baskınından doğan
hasarlardan sorumlu değildir.
Yapı denetim kuruluşlarının yöneticileri, ortakları, denetçi mimar ve
mühendisleri ile proje müellifleri, laboratuar görevlileri ve yapı müteahhidi;
bu Kanunun uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından sorumludur.
Yapı denetim kuruluşu denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette
bulunamaz. Bu kuruluşun denetçi mimar ve mühendislerinin, denetim faaliyeti
süresince başkaca meslekî ve inşaat işleri ile ilgili ticarî faaliyette
bulunmaları yasaktır
Asgarî hizmet bedeli, yapı yaklaşık maliyetinin % 3'üdür. Yapım süresi, iki
yılı aşan yapılarda, bu oran, her altı ay için % 10 artırılır, iki yıldan kısa
süren yapılarda ise her altı ay için % 5 azaltılır.
Yapı denetimi hizmet bedeli, yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedellerine esas
oranların çarpımı ile elde edilen bedeldir. Bu bedele proje ve yapı denetimi
ile her türlü muayene ve deney ücreti dahildir.
Yapı Denetimi Hizmet
Bedeline Esas Oranlar Cetveli
Yapım Süresi Asgari Hizmet
Bedeli Oranları (% )
0-6 ay için 2.57
1 yıl " 2.71
1,5 yıl " 2.85
2 yıl " 3.00
2,5 yıl " 3.30
3 yıl " 3.63
3,5 yıl " 3.99
4 yıl " 4.39
4,5 yıl " 4.83
5 yıl " 5.31
Yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilen yapım süresi, herhangi bir
sebeple uzadığı takdirde, uzayan sürenin her altı ayı için yukarıda belirtilen
hizmet oranlarına göre ilave hizmet bedeli ödenir.
Güçlendirme, değiştirme, ilave kat vb. gibi yeniden yapı ruhsatı almayı
gerektiren yapım işlerinde yapı yaklaşık maliyeti, proje müellifince hazırlanan
ve ilgili idarenin onayladığı keşif bedelidir.
Yapı yaklaşık maliyeti, denetim hizmeti verilen yıl fiyatları ile belirlenir.
Bir sonraki yıla devreden işlerin yapı denetim hizmet bedeli, ertesi yılın
(uygulama yılı) fiyatları ile değerlendirilir.
Hizmet bedeli taksitleri aşağıda açıklanmıştır.
a) 1 inci taksit: Proje inceleme ve subasmana kadar olan kısım için denetim
hizmet bedelinin % 20 sidir.
b) 2 nci taksit: Taşıyıcı sistem bölümü için denetim hizmet bedelinin % 40
ıdır.
c) 3 üncü taksit: Çatı, dolgu duvarları, kapı ve pencere kasaları, tesisat alt
yapısı dahil yapının sıvaya kadar hazır duruma getirilmiş bölümü için denetim
hizmet bedelinin % 20 sidir.
d) 4 üncü taksit: Mekanik ve elektrik tesisatı ile kalan yapı bölümü için
denetim hizmet bedelinin % 20 sidir. Bu bedelin ödenmesinde ilgili idare
tarafından inşaatın tamamlandığına dair tutulan tutanak yeterli olacaktır.
Yapı denetim kuruluşu, katma değer vergisi hariç yaptığı hizmetlerden dolayı
yapı sahibinden başka ad altında ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamaz.
Bu Kanun kapsamında denetlenerek inşa edilmiş yapılara ilgili idarelerce
sertifika verilir.
Gayrimenkul satışlarında
vergilendirme
Vergi kanunlarında
değişiklik yapan 4369 sayılı Yasa'nın 29 Temmuz 1998 tarihinde yayımlanarak,
yürürlüğe girmesi ile gayrimenkul satışlarında gelir vergisi açısından farklı
bir uygulama da yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
'31 Aralık 1998 Tarihine Kadar Yapılacak Olan Gayrimenkul Satışlarında
Vergilendirme'
4369 sayılı Yasa ile gayrimenkul satışlarına getirilen gelir vergisi uygulaması
1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe gireceğinden 31 Aralık 1998 tarihine kadar eski
hükümler yürürlükte bulunmaktadır. Bu tarihe kadar yapılacak gayrimenkul
satışlarında satılan gayrimenkulün vergilendirilebilmesi için dört yıl elde
bulundurulup bulundurulmaması büyük önem taşımaktadır. dört yıldan daha fazla
elde bulundurulan gayrimenkuller gelir vergisi konusuna girmemektedir. Alış
tarihi üzerinden dört yıl ve daha fazla süre geçen gayrimenkullerin alış ve
satış fiyatları arasında ne kadar kazanç olursa olsun bunlar gelir vergisine
tabi değildir. Örneğin, yedi yıl evvel 1 milyon liraya alınan bir gayrimenkul
500 milyara da satılsa gayrimenkul sahibi bu kârdan dolayı gelir vergisi
beyannamesi vermeyecek, gelir vergisi ödemeyecektir.
dört yıldan az süre elde tutulan gayrimenkullerin satılması gelir vergisinin
konusuna girmektedir. Bu takdirde alış ve satış bedelleri arasındaki kazanç,
gelir vergisine tabidir. Gayrimenkul satış kazancı, satış bedeli ile
gayrimenkulün iktisap edildiği bedel arasındaki müspet farktır. Ancak,
gayrimenkulün alındığı ve elden çıkartıldığı yıl hariç olmak üzere, alış bedeli
her yıl yayımlanan yeniden değerleme oranında artırılabilecektir. Ayrıca, elden
çıkarma sırasında yapılan giderler ile satıcı üzerinde kalan vergi ve harçlar
da kazançtan indirilecektir. Bu gayrimenkul sahipleri değer artış kazancı
olarak satışın yapıldığı tarihi takip eden mart ayı içinde yıllık gelir vergisi
beyannamesi verecek ve gelir
vergisi ödeyeceklerdir.
'01.01.1999 Tarihinden Sonra Yapılacak Gayrimenkul Satışları'
4369 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesiyle 1 Ocak tarihinden sonra yapılacak
satışlarda gayrimenkul alım satımından elde edilen kazancın gelir vergisine
tabi tutulmasında farklı bir uygulama getirilmiştir.
1 Ocak 1998 tarihinden itibaren satılan konutların ve köy kıymet beyan
defterine kayıt edilmesi gereken gayrimenkullerin iktisap (edinim) tarihinden
itibaren beş yıl içinde çıkarılması durumunda .....nedeniyle doğan kazanç,
gelir vergisine tabi olacak. Daha sonra elden çıkartılması ise 2008 yılına
kadar gelir vergisine tabi olmayacak. Dükkân, büro, depo, mağaza, arsa ve
araziler ise ne zaman elden çıkarılırsa çıkarılsın, ortaya çıkan kazancın
enflasyondan arındırıldıktan sonraki kısmı gelir vergisine tabi olacaktır.
Burada eskiye nazaran getirilen en önemli uygulama ise, gayrimenkul satış
kazancının hesabında maliyet bedeli olarak, iktisap bedeli yerine 1998 yılında
verilen emlak vergisi beyannamelerinde gösterilen değer, gayrimenkulün 'maliyet
bedeli' olarak kabul edilecek ve bundan sonra gayrimenkulün satışı gelir
vergisine tabi olacaktır. Kazancın hesabında Ekim 1998 tarihinden başlamak
üzere satıldığı tarihe kadar 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilen vergi
değeri toptan eşya fiyat endeksine göre artırılacak ve satıldığı tarihteki
ulaştığı değer, maliyet bedeli olarak alınacak ve satış bedeli ile aradaki
müspet fark, gayrimenkul satış kazancı olacaktır. Ayrıca bu kazançtan, elden
çıkarma nedeniyle yapılan giderler de indirilecektir. Kalan safi kazanç da
diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecektir.
ÖRNEK:
Bay (A)'nın 1998 yılı genel beyan döneminde değeri 30 milyar lira olarak beyan
ettiği mağaza, Nisan 1999'da
50 milyar liraya satılmıştır. Bu durumda, aradaki fark olan 20 milyar lira,
Ekim 1998'den itibaren enflasyondan arındırıldıktan ve elden çıkarma nedeniyle
yapılan giderler indirildikten sonra gelir vergisine tabi olacaktır.
Bu itibarla, gayrimenkulün maliyet bedeline esas alınacak olan 1998 yılı emlak
vergisi beyannamesinde bildirilecek değer, son derece önemlidir.
ÖRNEK:
Bay (M) 1997 yılında 13 milyar liraya almış olduğu meskenini, 1998 genel beyan
döneminde 21 milyar olarak beyan etmiştir.
Bay (M) söz konusu meskeni
2003 yılında 180 milyar liraya satmıştır. Söz konusu meskenin satış tarihinde
endekslenmiş bedeli 120 milyar liradır. Bu durumda gayrimenkul satışından 60
milyar lira kâr oluşmaktadır. 2003 yılında 'Diğer Kazanç ve İrat' olarak
vergilendirilecek tutarın sınırının da 30 milyar olarak belirlendiğini
varsayarsak, bu gayrimenkul satışından elde edilen kazanç, 30 milyar lirayı
geçtiğinden, tamamı beyan edilecek ve vergilendirilecektir. Şayet bu
gayrimenkul 155 milyar liraya satılmış olsaydı, elde edilen kazanç, 25 milyar
lira olacak, bu da vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve irat tutarı olan 30
milyarın altında kalacağından, beyanname verilmeyecek, vergi de ödenmeyecekti.